top of page
KUSURSUZ KALİTE MUTLAK GÜVENLİK (1246 x 413 piksel).png

Regenyal Teknolojisi: Bilimden Gelen Doğal Mükemmeliyet

Regenyal ürünlerini medikal estetik pazarındaki rakiplerinden ayıran en temel fark, dokuya olan saygısı ve inovatif üretim metodolojisidir.

İşte Regenyal’i "Altın Standart" yapan 4 temel sütun:

1. Nazik Çapraz Bağlama (Gentle Cross-linking)

Regenyal ürünleri, düşük sıcaklıklarda gerçekleştirilen ve uzun süreye yayılan özel bir çapraz bağlama prosedürü ile üretilir.

Bu "nazik" süreç, Hyaluronik Asit zincirlerinin yapısını korurken, ürünün dokuyla olan biyo-uyumluluğunu en üst seviyeye taşır.

2. %30 Daha Az BDDE: Maksimum Güvenlik

Hekimlerimiz için en kritik güvenlik göstergesi olan BDDE (çapraz bağlama ajanı) miktarı,

Regenyal ürünlerinde rakiplerine oranla %30 daha azdır. Düşük kimyasal kalıntı, uygulama sonrası ödem ve inflamasyon riskini minimize ederken; hastalarınıza en saf formu sunmanıza olanak tanır.

3. Homojen Difüzyon 

Yavaş karıştırma (Slow Mixing) prosesi sayesinde jel, doku altına enjekte edildiği andan itibaren homojen bir şekilde yayılır.

Bu teknoloji, dolgu sonrası oluşan "yapay" görünümün önüne geçer; yüzün doğal mimiklerini bozmadan, dokuyla bütünleşen bir estetik sonuç sağlar.

4. Multifraksiyonel Formülasyon ile İdeal Viskozite

Regenyal, içeriğinde farklı molekül ağırlıklarına sahip hyaluronik asit fraksiyonlarını bir araya getirir. Bu özel formülasyon:

  • Doku Uyumu: Ürünün vizkozitesini hedef dokunun yoğunluğuna göre optimize eder.

  • Optimum Kalıcılık: En doğal görünümü, en uzun sürdürülebilirlikle birleştirir.

  • Monofazik Sıvı Jel: Atıklardan tamamen arındırılmış, pürüzsüz jel yapısı sayesinde doku altında topaklanma yapmadan kusursuzca yerleşir.

pattentli teknoloji (2).png

Biyorivolümetrik Teknoloji: Dokuda Hücresel ve Yapısal Restorasyon

Biyorevitalizan volumetrik ürünler, farklı moleküler ağırlıklara sahip Hyaluronik Asitlerin yumuşak çapraz bağlama teknolojisiyle bir araya getirilmesi sonucu elde edilen monofazik jel yapısındadır.

 

Bu ileri üretim yöntemi sayesinde, ideal viskoziteye sahip üç boyutlu bir yapı oluşturulur.

Düşük sıcaklıkta gerçekleştirilen işlem, sodyum hiyaluronat hammaddesinin depolimerizasyonunu minimum seviyede tutarak reolojik özelliklerinin korunmasını sağlar ve aynı zamanda ihtiyaç duyulan çapraz bağlayıcı ajan miktarını azaltır.

Uygulanan interkalasyon tekniği, doğrusal Hyaluronik Asidi enzimatik yıkıma karşı korur; böylece biyolojik etkinliğin uzun süre devam etmesine katkıda bulunur.

Geleneksel dolgu materyallerine kıyasla daha küçük partikül yapısına sahip olan bu ürünler, doku ile daha homojen şekilde bütünleşir ve kontrollü yayılım sağlar.

Bu özellik, ipliksi görünüm riskini ortadan kaldırarak daha doğal ve dengeli bir hacimlendirme etkisi sunar.

Yenilikçi üretim süreci sayesinde, benzer viskoziteye sahip standart dolgu ürünlerine göre ortalama %30 daha az BDDE kullanımı mümkün hale gelmiştir.

 

Bunun sonucu olarak serbest çapraz bağlayıcı kalıntı miktarı 0,1 PPM’nin altında tutularak yüksek güvenlik profili sağlanır.

bottom of page